Antalya Balıkevi MasterChef’de

Antalya Balıkevi MasterChef’de

İlgiyle izlenen MasterChef Türkiye yarışması 22 Aralık Çarşamba akşamı ekrana gelen son bölümünde Antalya’ya konuk oldu. Haftanın ikinci dokunulmazlık oyununda kırmızı takım ve mavi takım, dokunulmazlık mücadelesi verdi. MasterChef Antalya bölümünde yarışmayı Mehmet Yalçınkaya ve Somer Sivrioğlu sundu. Somer Sivrioğlu ”Turizmin ve güneşin başkenti seracılığın doğası tarımı ve gastronomisiyle ünlü Antalya’dayız.” dedi.

Antalya’ya konuk olan MasterChef’te menüde Antalya bölgesine özgü yöresel yemekler yer aldı. ‘Antalya yemekleri’ konseptinde yarışmacılardan bağ salatası çorbası, biber frigya dolması, taratorlu tekir tava, şiş köfte ve piyaz ve şilofta hazırlamaları istendi. Hazırlanan yemeklerin tadımını ve puanlamasını ise birbirinden özel dokuz konuk yaptı. Konukların tadımı sonrasında verilen oylarla dokunulmazlığı kazanan takım belli oldu.

Gastronomi ve Antalya deyince Antalya Balıkevi olmadan olmaz. MasterChef Antalya bölümüne Antalya Balıkevi Kurucusu ve Yöneticisi Özge Kadıoğlu da jüri üyesi olarak katıldı. Antalya ve balık kültürü üzerine konuşan Özge Kadıoğlu “Balık kültürü Antalya’da son derece gelişmiş durumda ve bununla ilgili çok fazla işletmemiz var. Turizm şehri Antalya’yı ziyaret eden turistlerin özellikle tercih ettiği, damak tadını sevdiği balık ve meze kültürümüz var. Biz de bu kültürün içerisinde çok severek yer alıyoruz. Antalya’ya bu katkıyı sağlamaktan mutluyuz.” Dedi.

Antalya’nın köklü restoranı Antalya Balıkevi Şubat 2019 yılında Özge Kadıoğlu tarafından devir alınarak yeni bir anlayışla, yeni bir bakış açısıyla “YENİDEN” sloganıyla hayat buldu. Deniz cenneti ülkemizin en güzel balıklarını en taze haliyle sunan Antalya Balıkevi, alanlarında uzmanlaşmış şef ve aşçılarıyla Akdeniz mutfağı ve dünya mutfaklarının en seçkin deniz ürünleri ve mezelerini, sağlıklı ve lezzetli bir şekilde misafirlerinin beğenisine sunuyor.

Özge Kadıoğlu kimdir? Ankara’da doğan Özge Kadıoğlu Antalya Balıkevi’nin kurucusu ve yöneticisidir. 1998 yılı Gazi Üniversitesi Mimarlık bölümü mezunudur. 2001 yılında Antalya’ya yerleşerek, 18 yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nde mimar olarak Antalya’nın ve bölgenin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılabilmesi için etkin çalışmalar yaptı. Başarılarla dolu 21 yıllık meslek hayatından sonra, 2019 yılında Antalya’nın en köklü ve en özel restoranlarından biri olan Antalya Balıkevi’ni devir alarak gastronomi dünyasına adım attı. Evli ve iki çocuk annesi olan Özge Kadıoğlu’nun amacı, deniz kokan lezzetler ile Antalya’ya kaliteli bir imza bırakmak…

Sadece Soframızda Değil Tüm Alanlarımızda Özen

Sadece Soframızda Değil Tüm Alanlarımızda Özen

Restoran seçiminde genellikle lezzetli yemeklerin yanı sıra konseptine ve ortamına da dikkat ederiz. Çünkü yemeklerin lezzeti ve dekorasyonu kadar restoran içerisinde bulunan diğer alanlar da oldukça önemlidir. Gittiğiniz bir restoranda mutfak düzenini veya depolama alanlarını hiç merak etmiş miydiniz? Antalya Balıkevi olarak değerli çalışanlarımız ve misafirlerimizin kendilerini güvende hissedebilecekleri birçok sağlık ve hijyen kurallarını en üst düzeyde tutuyoruz. Hammadde alımından servis yapılması aşamasına kadar ki tüm süreçlerde gıda güvenliğine, saklama koşullarına, temizlik ve hijyen kurallarına uygun işlemleri titizlikle yerine getiriyoruz.

Siz değerli misafirlerimize, işletmemizin personel hijyeni ve depolama alanları konusunda gösterdiği hassasiyeti bu yazımızda aktarmaya çalıştık.

Gıdaları Nasıl Depoluyoruz?

Öncelikle doğru saklama yöntemlerini belirlemenin yiyeceklerin ömrünü ve tazeliğini uzattığının bilincinde olarak saklama yöntemlerimizi gıda mühendisimiz ile birlikte belirliyoruz.  Mutfağımıza aldığımız her ürünün kontrollü şekilde alınmasını sağlıyor, depolanacak ürünlerin ambalajlarını dahi temizliyor ve dezenfekte ediyoruz. Üretim, depolama ve servis süreci, sıcaklık, süre, nem vb. koşullarının kontrollü olması konusunda çok hassas davranıyoruz. Depolarımızda yer alan yiyecekleri ürün adı, gıda güvenliği bilgileri, son kullanma tarihi ve sıcaklık standartlarına göre etiketliyoruz. En iyi uygulamaların yapıldığından emin olduktan sonra misafirlerimize hizmet ediyoruz.

İşletmemizde kullanılan üç farklı depolama alanı vardır. Bunlar; kuru gıda deposu, soğuk depo ve alkol depolarıdır. Restoranımızda çalışan her mutfak personeli ortak kullanılan depoların düzeni ve kontrolünden sorumludur. Çünkü biliyoruz ki mutfakta disiplin önce depolamadan başlar. Çalışan her personelimiz bu konuda oldukça bilinçlidir. Her vardiyanın başında ve sonunda depolama alanlarının sıcaklığı düzenli olarak kontrol edilmektedir. Doğru depolama avantajı ve düzenli kontroller sayesinde oluşabilecek israfın ve gıda kaynaklı hastalıkların önüne geçmiş oluyoruz. Gıda güvenliği ve depolama alanları, restoranımızın operasyonları için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle sakladığımız ve servis ettiğimiz gıdaların güvenli ve kaliteli kalmasını sağlamak için önemli tedbirler alıyor, bu konuda yol gösterici hizmet veriyoruz.

Alkol Depoları

Menümüzde her müşterimizin beklentisini karşılayacak alkol çeşidi mevcuttur. Giriş bölümümüzde seçkin tattaki şaraplar için özel olarak yapılmış bir şarap vitrini yer almaktadır. Alkollerin tadını ve aromasını korumak için mümkün olan kuralları bilmek ve dikkatli bir şekilde uygulamak çok önemli. Hemen hemen tüm alkollerin güneş ışığıyla temas etmeyen serin bir yerde muhafaza edilmesi gerekir. Aksi takdirde kimyası bozulabilir. Antalya Balıkevi olarak menümüzde bulundurduğumuz tüm alkol çeşitlerini doğru koşullarda sakladığımız bir alkol deposuna sahibiz. Diğer depolarımızda da olduğu gibi düzenli aralıklarla personelimiz tarafından bu depolar kontrol edilir.

Personel İhtiyaç Alanları

Her mutfağın personelin işe ve molalara hazırlanmaları için ayrı bir alana ihtiyacı vardır. İşletmemizin de içerisinde personelimizin ihtiyaçlarına yönelik bazı alanlar mevcut. Bunlar; kadın-erkek soyunma ve dinlenme odaları, ütü odası ve çamaşır odasıdır. Bir işletmenin profilini oluşturan unsurlar arasında en önemlisi personeldir. Personelin işlerine nasıl hazırlandıkları mutfak verimliliğine ve güvenliğine büyük katkıda bulunur. Mutfak personelinin, garsonların, şefin ve karşılama görevlisinin sadece becerileri değil kıyafetleri de kusursuz olmalıdır. Dolayısıyla personelimizin ihtiyaç duyduğu zaman çamaşır odasını ve ütü odasını tüm olanaklarıyla kullanabilmesi gerekir.

Antalya Balıkevi olarak personel alanları, gıda ve alkol depoları ile alakalı merak ettiklerinizi bizimle sosyal medya mecralarımız üzerinden iletişime geçerek sorabilirsiniz.

Antalya Balıkevi’nde Mavi Yengeç Serüveni

Mavi yengeç çok bilinen kabuklu bir deniz canlısıdır. Bilimsel adı Callinectes sapidus Latince’den tercüme edilmiştir ve ‘güzel kokulu yüzücü’ anlamına gelir. Adından da anlaşılacağı üzere mavi bir kabuğa sahiptir. Mavi yengeç aynı zamanda çok aranan bir kabuklu deniz hayvanıdır. Mavi yengeçler yaşamları boyunca sürekli büyür ve birkaç kez deri değiştirirler. Yeni deri değiştirmiş ve neredeyse şeffaf bir gövdeye sahip yumuşak kabuklu bir yengece dönüşürler. Türlerine göre yaşam alanları değişiklik gösterir. Ülkemizde ise en çok Dalyan ve Demre koylarında bulunur.

Antalya Balıkevi’nde de özenle servis edilen mavi yengecin serüvenine geçmeden önce deniz ürünleri tutkunlarının en sevdiği tatlar arasında olan bu kabuklunun lezzetine, dokusuna ve onu yemenin en iyi yollarına yakından bakalım.

Mavi yengeç eti zengin, tatlı, sulu bir tada sahiptir. Sırt yüzgeci, narin, pul pul ve yumuşak olan birinci sınıf bir lezzet sunar. Taze mavi yengeç eti hafif bir aromaya sahip olmalıdır. Ayrıca, tomalley (hardalımsı) tüm mavi yengeçlerde bulunur. Kabukluların yağıdır ve dokuyu zenginleştirerek her yemeğe lezzetli bir tereyağı hissi verir. Kendinden doğal tuzlu bir tadı vardır ve kimi gurmelere göre karidesten bile lezzetli olduğu söylenir. Buna göre karides sevenlerin mavi yengeci daha çok beğenebileceğini belirtebiliriz.

Yemek planınıza mavi yengeç ekleyin ve günlük B12 vitamini İhtiyacının tamamını karşılayın.

Yengeç eti, Omega-3 açısından oldukça zengindir. Aynı zamanda B12 vitamini bakımından da yüksektir ve yetişkinlerin günlük B12 gereksinimlerini karşılamak için 60-180 gram yengeç eti yeterlidir. Yağsız beyaz etleri mükemmel bir protein kaynağıdır ve mavi yengeç eti sadece 82 kalori içerir.

Yengeç gibi omurgasızlar besin zincirinin en altındadır ve civa gibi çok az miktarda ağır metalleri konsantre ederler. Bu nedenle Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), hamile kadınların haftada en az 300-400 gram civa oranı düşük çeşitli deniz ürünleri yemelerini önermektedir. Yengeçler, vücudunuzun ihtiyacı olan demir (%9), selenyum (%68), iyot, kalsiyum, çinko (%32), potasyum, fosfor (%33), bakır (%27) ve magnezyum dahil olmak üzere çok zengin mineral ihtiyacını karşılar. Bu besin yalnızca kas gelişimini desteklemekle kalmaz, vücudumuzun enerji elde edebileceği bir besin görevi görür. Sağlığımıza faydası saymakla bitmeyecek bu harika lezzet mavi yengeç, görüntüsü ve tadı ile her daim masalarımızı süsler.

Menümüzün Süsü Mavi Yengeç

Yumuşak kabuklar en iyi yüksek ısıda ve ızgarada pişirilir böylece kabuklar gevrekleşir. Pişirildiğinde, orijinal renginden bağımsız olarak pençeleri ve kabuğu kestane rengine döner. Genellikle kızartılır veya istenirse haşlanarak da servis edilir. Daha sonra üzerine zeytinyağı, sarımsak ve limon suyu ile hazırlanan sos eklenir. Mavi yengecin lezzetini artırmak için içine; kırmızı toz biber ve kimyon gibi çeşitli baharatlar eklenebilir. Mavi yengeç, çoğunlukla bütün olarak hazırlanır ancak keyifle tadına varmak için güzelce temizlemek gerekir. Ayrıca yengecin temizlenmesi baharat aromalarının pişerken içine girmesini sağlar.

Mavi yengeç kesinlikle eşsiz bir deniz ürünüdür; beyaz etli, zengin, tereyağlı damak tadını denizden gelen başka bir şeyde bulmak zor. Mavi yengeç, keskin veya baskın bir tadı olmadığı için çoğu insana hitap eder. Mavi yengeçler, çok çeşitli tariflerde kullanılabilen, diğer tatlarla iyi uyum sağlayan çok yönlü bir deniz ürünüdür. Bir sandviçe eklendiğinde veya tereyağına batırıldığında, çocuklar ve deniz ürünü çok tercih etmeyenler bile mavi yengeci sevebilir.

Sizi ve sevdiklerinizi Antalya Balıkevi’nin benzersiz konumunda Antalya’daki en iyi mavi yengeci tatmaya davet ediyoruz. Bu deneyimi kaçırmayın.

Şarap Çeşitleri ve Deniz Ürünleri ile Uyumu

Deniz ürünleri ve şarap çok yönlü lezzetler arasındadır. Şarap ve deniz ürünlerinin çok yönlülüğü, lezzetleri ve aralarındaki bağlantı onları uyumlu birer eşlikçi yapar.  En sevdiğimiz deniz ürünlerini karşı konulamaz bir şarapla eşleştirmek, lezzetli ve mükemmel bir yoldur. Peki ama deniz ürünleri ile hangi şarap çeşitleri uyumludur? Deniz ürünleri söz konusu olduğunda akla ilk önce beyaz şaraplar gelse de onlar tek seçeneğimiz değildir. Yoğun kıvamlı kırmızı şaraplardan köpüklü şaraplara kadar seçenekler sonsuzdur. Her bir şarap farklı, karmaşık bir tada sahiptir ve yemeğimizle harika kombinasyonlar yaratabilir. Burada tercih edilen deniz ürününün türü, pişirme şekli gibi pek çok faktör yemeğin şarapla uyumunu etkileyebilir.

Antalya Balıkevi olarak menümüzde sunduğumuz çok çeşitli deniz ürünleri ile yemek deneyiminizi yükseltmeyi amaç edinen bir restoranız. Akdeniz’in büyüleyici manzarasına sahip Antalya en iyi restoran konseptinde hizmet vermek ve nefis lezzetler sunmak için çabalıyoruz. Sizler için yemek deneyiminizi zenginleştireceğiniz en iyi şarabı belirlemenize yardımcı olabilecek bir rehber hazırladık. Öncelikle şarap çeşitleri hakkında bilgi edinip deniz ürünleri ile en iyi şarap eşleştirmelerini keşfedeceğiz. Ardından ideal şarap ve balık uyumunu yakalamak için bazı genel ipuçlarına da değineceğiz.

Uyumlu Eşleştirmeler

İdeal bir eşleştirmede seçilen deniz ürünü ve şarap, benzer tat ve bileşenleri paylaşmalıdır. Önemli olan şarap ve deniz ürününün birbirinin tadını baskılamamasıdır. Doğru bir eşleşme hem şarabın hem de yemeğin lezzetini artırır. Değişen aroma ve tatlara sahip şarapları benzer deniz ürünleri lezzetleri ile kolayca eşleştirebiliriz.

Uyumun yanında elbette bazen birbirine zıt seçimlerinde son derece iyi tatlar yakalamamıza yardımcı olduğu unutulmamalıdır. Baharatlı deniz ürünleri ile eşleştirilen hafif bir beyaz şarap, yemeğin dengelenmesini sağlar. Özellikle tuzlu deniz ürünleri şarabın tatlılık oranını azaltır ve meyvemsi tatları ortaya çıkarır. Bu anlamda Chardonnay veya Pinot Grigio gibi seçimler kızarmış veya tuzlu deniz ürünleri ile mükemmel uyum sağlar.

Şarap Çeşitleri

Şaraplar çok farklı tat ve dokularda gelir. Deniz ürünlerini harika bir kadeh şarapla tamamlamak istediğimizde birçok seçeneğimiz bulunur. Şarap fiyatları, kullanılan malzemenin kalitesi, yılı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir. Burada beyaz, kırmızı ve köpüklü olmak üzere üç ana şarap türünden bahsedeceğiz.

Beyaz Şaraplar

Beyaz şaraplar deniz ürünleri dendiğinde ilk akla gelen içecek olabilir. Hafif ve kremsi tatları yemeklerin tadını dikkat çekici bir şekilde vurgulayabilir.

Chardonnay

Bu şarabın kendine has ve kuvvetli meyvemsi bir tadı vardır. Düşük asit oranı onu uyumlu ve mükemmel bir seçenek haline getirir. Kavun, limon gibi çeşitli birçok meyve ile tamamlanan Chardonnay, pek çok deniz ürünü ile iyi uyum sağlar. Hafif bir dokuya ancak cesur bir tada sahip olan bu şarap, özellikle kabuklu deniz ürünleri ve ızgara ıstakoz gibi seçimler için son derece idealdir.

Sauvignon Blanc

Chardonnay şaraplara göre daha yüksek asitliğe sahip olan şarap, gevrek bir tat sunar. Ekşi soslu deniz ürünleri, istiridye ve hafif balıklarla iyi bir uyum yakalar. Sauvignon Blanc seçimi, yemeğin asit oranını dengeler ve yemekteki ana tatları fark etmenizi sağlar.

Pinot Grigio

Deniz ürünleriyle ideal uyum sağlayan bu şarap, hafif tadıyla yemeklerin lezzetini yükseltir. Narin ve hafif olan deniz ürünlerini Pinot Grigio gibi hafif şaraplarla eşleştirmek iyidir. Çünkü ağır bir şarap seçimi deniz ürünlerinin tadını bastırabilir.

Kırmızı Şaraplar

Beyaz şaraba göre daha yoğun ve keskin bir tada sahip olan kırmızı şarap aslında deniz ürünleri ile oldukça iyi eşleşebilir. Bilinenin aksine doğru bir seçimle damakta harika tatlar bırakabilir.

Cabernet Sauvignon

Bu şarap yüksek tanenler ile güçlü bir tada sahiptir. Şaraptaki tanenler, balığın yağında bulunan aromayı açığa çıkarır. Her yudumun arkasından damağı tazeleme özelliği, özellikle somon gibi deniz ürünleri ile iyi bir birliktelik yaratır.

Syrah

Syrah, baharatlı ve tuzlu deniz ürünleri için iyi bir tercihtir. Eğer şarap tercihi Syrah olacaksa deniz ürünleri yemeğinin baharat seviyesi dikkat edilmesi gereken önemli bir noktadır. Bu aşamada yemeğin çok baharatlı olması şarabın tadını kaybetmesine neden olabilir.

Pinot Nior

Bu şarap çok az tanen içerir. Ton ve somon balığı gibi yağlı balıklarla iyi bir uyum sağlar. Pinot Nior, koyu renk meyveler, erik, kiraz ve baharat karışımlarından oluşabilir.

Rose

Kırmızı ve beyaz şarabın özelliklerini bir arada taşıyan Rose, içeriğinde meyvemsi tatlar barındırır. Düşük miktardaki tanen oranıyla ferahlatıcı bir his sunar. Acılığının az olması baharatlı deniz ürünleri ile iyi eşleşmesini sağlar.

Köpüklü Şaraplar

Bu şaraplar kutlamaların vazgeçilmezidir. Özellikle kızartma ve kavurma tarzı ile pişirilmiş tuzlu deniz ürünleri ile harika bir uyum sunar. Bu ideal uyum, köpüklü şarapların tuz ve yağ oranını dengeleyerek ağızda hoş bir tat bırakmasından kaynaklanır.

Balık Çeşitleri ve Şaraplar

Deniz ürünlerini çok farklı şekillerde pişirilebiliriz; ızgara yapabilir, fırınlayabilir, haşlayabilir ve hatta çiğ tüketebiliriz. Yemeğimizi sade ve hafif tutabilir veya zengin soslarla birleştirebiliriz. Bu aşamada mükemmel hazırlanmış bir deniz ürünü yemeğini en iyi yapan tek şey, onu uyumlu bir kadeh şarapla eşleştirmekten geçer. Balık çeşitlerine göre şarap seçimi yaparken aşağıdaki önerileri dikkate alabiliriz:

  • Mezgit balığı veya dil balığı gibi ince filetolar halinde gelen hafif aromalı beyaz balıklar, ferahlatıcı beyaz şaraplar ile eşleştirilebilir. Bu eşleşme filetoların hassas lezzetini artırmanın harika bir yoludur.
  • Alabalık, levrek, yayın ve morina balığı gibi deniz ürünlerinin tatları biraz daha yoğundur. Bu balıklarla yıllanmış ve daha ağır beyaz şaraplar ideal uyum sağlar.
  • Kırmızı şarabı balıkla doğru eşleşmesini sağlayan önemli bir faktör, sosudur. Örneğin, morina gibi çok narin beyaz bir balık bile baharatlı kırmızı soslarla servis edildiğinde sert bir şarapla uyumu yakalayabilir.
  • Somon, kılıç ve ton balığı gibi daha biftek tarzı etli balıkların uygun ve iddialı şaraplara ihtiyacı vardır. Zengin aromalı beyaz, rose ve kırmızı şaraplar bu balıklar için iyi bir eşleştirmedir. Özellikle Rose şaraplar bu balıkların yağ oranını dengeleyerek tatlarını öne çıkarır. Ayrıca yağlı balıklarla, yüksek asit oranına sahip meyveli şaraplar iyi uyum sağlar.
  • Tereyağı ve krema sosu ile pişen bir ıstakoz için Chardonnay belki de en iyi seçimlerden biridir. Elbette tek seçenek değildir. Istakozu ayrıca Sauvignon Blanc ile de tercih edebilirsiniz.
  • Yengeç, istiridye, karides, deniz tarağı gibi yumuşakçalar ve kabuklular beyaz şaraplarla uyumludur. Aromalı ve kabuklu deniz ürünleri yemekleri için köpüklü şarapları tercih edebilirsiniz.

Şarap ve Deniz Ürünlerinde İdeal Uyumu Yakalamak için İpuçları

Şarap, bir deniz ürünü yemeğini çarpıcı bir deneyime dönüştürme gücüne sahiptir. Deniz ürünleri doğru tür şarap ile tercih edilirse damaklarda muazzam bir şölen yaratır. Deniz ürünleri farklı şaraplarla oldukça iyi bir uyum sağlar. İdeal uyumu yakalamak için aşağıdaki ipuçlarını göz önünde bulundurabiliriz:

  • Deniz ürünlerinde kırmızı şarap tercih etmekten çekinilmemelidir. Özellikle güçlü aromalara sahip balıklarla hazırlanan yemekler kırmızı şarabın tadını kolaylıkla dengeler. Yoğun aromaya sahip olmayan balıklar da baharatlı ve cesur soslarla pişirildiğinde kırmızı şarapla eşleştirilebilir.
  • Beyaz şarapla deniz ürünlerinin çoğu son derece iyi gitse de her deniz ürününde durum aynı olmayabilir. Bazı balıklar beyaz şarabın hafif tadını bastıracak yoğunluğa sahiptir. Bu tarz durumlarda kırmızı ya da rose şaraplar daha iyi bir seçim olur.
  • Deniz ürünlerinin hazırlanma şekli, şarap seçimi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Örneğin, ızgara yemeklerde dumanlı ızgara lezzetini dengelemek için daha yoğun bir şarap gerekebilir. Yoğun olan bu lezzetlerde aynı zamanda ekstra bir kontrast dokusu yaratmak amacıyla tatlı ya da köpüklü şaraplar da seçebiliriz.
  • Özellikle kırmızı şarap tercih edilecekse yemeğin nasıl hazırlandığı, varsa kullanılan soslar ve beraberindeki tatlar düşünülmelidir. Aksi takdirde deniz ürünleri ve şarabın uyumsuzluğu ağızda metalik bir tat oluşmasına yol açar. Başarılı bir eşleştirmenin sırrı, şarabın ağırlığını ve dokusunu deniz ürünleriyle uyumlu hale getirmekten geçer.

Verilen bilgilerden çıkarabileceğimiz üzere şarap ve deniz ürünlerinin uyumu son derece karmaşık olabilir. Aslında burada önemli olan yemekten keyif almak, eğlenmek ve istediğimiz şeyi içmektir.

Siz de Antalya en iyi mekanlar arasında yer alan Antalya Balıkevi’nin benzersiz ve çarpıcı atmosferinde şarabınızı yudumlarken birbirinden lezzetli deniz ürünleri mutfağımızın tadına varabilirsiniz. Uyumlu eşleştirmeler ile en güzel lezzetleri tadacağınız bu unutulmaz deneyim için sizleri bekliyoruz.

FacebookTwitterPinterestEmailPaylaş